ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR KUNYE İLETİŞİM

SAAT-TAKVİM

 

HABER ARA


Gelişmiş Arama

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Müslüman Gençlere Bir Rol Model; Maher Zain

Müslüman Gençlere Bir Rol Model; Maher Zain

Tarih 05 Ağustos 2012, 22:44 Editör Dursun DEMİR

Müslüman gençlerin hali çok zor. Birçok gencimizin dini ancak bir kültürel kimlik olarak kullandığı gözlemleniyor. Yani sorulduğunda; "Evet, Müslümanım" diyor fakat günlük yaşantısına baktığınızda İslami bir hayat tarzından eser görmek mümkün olmuyor.

Müslüman gençlerin hali çok zor. Birçok gencimizin dini ancak bir kültürel kimlik olarak kullandığı gözlemleniyor. Yani sorulduğunda ‘’Evet, Müslümanım’’ diyor fakat günlük yaşantısına baktığınızda İslami bir hayat tarzından eser görmek mümkün olmuyor. İslami bir hayat tarzına sahip olmaya çalışan gençlere baktığınızdaysa çoğu zaman yarı İslami ve yarı modern kültürün esintilerini yansıtan bir genç görüyorsunuz. Sanırım ben de bu bilinç alaborasını yaşayanlardanım. Tabi ki bu bilinç alaborasını atlatıp din üzerine sabit olan, kabiliyeti ışığında toplumsal sorumluluğunun bilincinde olan, hayata birçok alanda artı değer katmak isteyen ‘’adam gibi adamları’’ büyük bir saygıyla tenzih ediyorum.

 

Yakın çevremdeki gençlerle yaptığım sohbetlerde sıkça hayattaki hedeflerini soruyorum. Aldığım cevaplar genelde güzel bir araba, lüks bir villa ve güzel bir eş gibi nefsanî olarak adlandırılabilecek meselelerden oluşuyor. ‘’Peki serçe parmağını bile milyonlarca Avro karşılığında vermeyecekken, bütün bir vücudunun, bütün bir yaşamın boyunca hedefi, nasıl olur da, bir araba olur?’’ sorusunu sorduğumda derin düşüncelere daldıklarını görmek her seferinde yüzümde bir tebessüm oluşturuyor.

 

Günlük yaşam içerisinde masum gibi görünen ve ‘’eğlenceli’’ olarak adlandırabileceğimiz fakat dinin sınırlarını aşan o kadar çok aktivite var ki, bir gencin bu dürtüler karşısında iradesini ortaya koyması ve böylelikle hem Allah’a hem topluma karşı sorumluluğundan taviz vermemesi konusunda umutsuz olası geliyor insanın. Özellikle ergenlik dönemimde yaşadığım sorgulamalar esnasında bu konularda bana yardımcı olabilecek bir rehber arayışımı dün gibi hatırlıyorum. Bu sorgulamalara, kendi meslekleri dışında toplumsal fonksiyonları olmayan ve dolayısıyla hayatın içinde olmayan, bırakın rol model olmayı, rehberlik bile yapamayan ‘’hoca’’ diye adlandırdığımız insanların yetersizliği eklenince durum daha da vahim görünüyor. Tabi iyilerini tenzih ediyorum. Evet, Kur’an-ı Kerim’in bırakın manasını ve maksadını, sadece lafzını öğrettikleri için bir ömür boyu sadakat bekleyen hocalarımız. Her şeye rağmen Allah onlardan razı olsun. Sanırım yapabildiklerinin en iyisini yaptılar ve top artık gençlerde.

 

Kanaatim odur ki, bütün nefsanî dürtülere rağmen Allah’a ve topluma karşı sorumluluklarımızdan taviz vermemenin yolu hakiki rehber olarak Kur’an-ı Kerim’i benimsemekten ve aynı mücadeleyi veren insanlarla birlikte olmaktan geçiyor. Bununla birlikte ilham alabileceğimiz, tabir yerindeyse, bize gaz verebilecek rol modelleri arayıp bulmamız da bir o kadar önemli.

 

Bu ve benzeri meseleler üzerine okuyup, düşünüp ve belki bir şeyler yazmak için kendime ayırdığım birkaç gün esnasında keşfettim Maher Zain’i. Maher Zain’in benzer sorgulamaları yaşadığı çok belliydi ve netice olarak ‘’Incha’allah, we’ll find our way’’ (‘’İnşallah, doğru yolu bulacağız’’) diyordu. Yaptığı müzikten çok etkilenmemim yanı sıra, Efendimizin sünnetlerini konu alan bir müzik klibi (The Chosen One) seyretmenin heyecanını yaşadım. Beni asıl heyecanlandıran ise hayat hikâyesi oldu.    

 

Maher Zain

Maher Zain 1980 Lübnan doğumludur ve dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte İsveç’e göç eder. Havacılık mühendisliği alanında lisans sahibi olan Maher Zain, babasının müzisyen olmasından ve üstün yeteneğinden dolayı her zaman müzikle ilgilenmiştir. Asıl maceraysa 2005 yılında RedOne olarak bilinen ve Maher Zain’in o zamanlarda yakın dostu olan Faslı müzik yapımcısıyla Amerika’ya göç etmesiyle başlar. RedOne isimli yapımcı ve söz yazarını tanıyor olabilirsiniz. 2011 yılının Amerika’da en iyi söz yazarı ödülünü almış olan ve Lady Gaga’yı Lady Gaga yapan kişi.

 

Maher Zain ve RedOne Amerika’ya müzik kariyerlerini sürdürmek için giderler ve kısa zaman içerisinde çok başarılı olurlar. Michael Jackson, Britney Spears, Jennifer Lopez ve Shakira gibi dünya müzik endüstrisinin devleriyle çalışmalar gerçekleşir. Tabi bu başarı sayesinde Dünyanın en ünlü sanatçılarıyla Amerika’nın en seçkin gece kulüplerinin VIP salonları sık uğranan yerler arasına girer. Hayatının bu bölümüyle ilgili ayrıntılı bilgi vermek istemeyen Maher Zain ‘’İslam’dan çok uzaktım’’ demekle yetinmektedir.

 

2008 yılında Maher Zain ailesini ziyaret etmek için İsveç’e gelir. Vicdanının sesine kulak vermeye başlayan Maher Zain radikal bir karar alır ve müzik kariyerini bir kenara bırakıp bütün samimiyetiyle‘’Allah!’’ der. Gelin hikâyenin bu kısmını kendi ağzından dinleyelim:

 

Abdullah Özel:

Amerika’da kaldığın dönemlerde İslam’dan çok uzak bir hayat tarzına sahip olduğunu söyledin. Fakat hayatında veya iç dünyanda yaşadığın bazı olaylar İslami bir hayat tarzına sahip olmana vesile oldu. Bu değişim hakkında ne anlatmak istersin?

 

Maher Zain:

Sanırım benim yaşadıklarım birçok genç Müslüman’ın yaşadıklarından farksız. Bir Müslüman olarak Batıda yetişmek insanın kendisi olmasını veya kendisini bulmasını çok zorlaştırıyor. Aile hayatının dışarıdaki hayattan farklı olması birçok sorgulamalara ve kafa karışıklığına yol açıyor. Özellikle 15-16 yaşlarımda bu sorgulamalar çok yoğun olmaya başladı ve yirmili yaşlarımın başlarında depresyona kadar götürdü beni. Bu kötü dönemlerde beni hayata bağlayan, her şeye rağmen şükretmem gerektiğini unutmamak ve benden daha kötü durumda olan insanların varlığını hatırlamak oldu. Bu dönemlerde İslam’dan çok uzaktım. Namaz kılmıyordum, camiye gitmiyordum ve beni aslımdan uzaklaştıran bir arkadaş çevrem vardı. Her zaman doğruyu ve yanlışı biliyordum aslında, fakat kendimi hep yanlış tarafta buluyordum.

 

Abdullah Özel

Peki, ailenle olan ilişkilerin bundan nasıl etkileniyordu?

 

Maher zain:

Tabi çok olumsuz etkileniyordu. Ailemle geçirdiğim zamandan çok daha fazlasını dışarıda arkadaşlarımla geçiriyordum. Arkadaşlarım sürekli ‘’eğleniyor’’ gibi görünüyorlardı ve eve geldiğimde, bana o zaman sıkıcı gelen, çok daha farklı bir hayat vardı. Bu durum çok kafamı karıştırıyordu. Dediğim gibi, aslında her zaman yanlış içerisinde olduğumu biliyordum.

 

Abdullah Özel:

Yaşadığın değişimde en çok kimin veya kimlerin etkisi oldu?

 

Maher Zain:

27 yaşındayken, yani 4 yıl önce, Amerika’dan İsveç’e geldiğimde hayatımda değişiklikler olmaya başladı. Bunun en büyük sebebi vicdanımın sesine kulak vermemdi. Artık iç dünyamdaki yaşadığım rahatsızlıkları bastırmak istemiyordum ve geçici mutluluklarla yetinmek veya mutlu görünmek değil, gerçekten mutlu olmak istiyordum. Arayışım sonunda hayatıma yeni insanlar girdi. Stockholm’deki yerel camide buluşmaya başladık. Bu yeni arkadaşlarım İslam hakkında çok bilgiye sahiptiler ve bütün sorularıma tatmin edici cevaplar veriyorlardı. Sorularımdan ve İslam’a aykırı hayat tarzımdan dolayı beni asla eleştirmediler. Gönül almak için, gönül vermek gerektiğini kavramışlardı çünkü. Bana kitaplar hediye ettiler ve okumaya, araştırmaya başladım. En önemlisi Kur’an-ı Kerim ile tanıştım. İnsan bilgi anlamında neyle beslenirse Dünya’ya o pencereden bakmaya başlıyor ve Dünya’ya bakmak için Kuran’dan ve İslam’dan daha güzel bir pencere düşünülemez. Bütün bunlara rağmen değişim kolay olmadı. Yaklaşık bir yıl boyunca doğru insanlarla zaman geçirdim ve doğru kaynaklardan beslendim. Nihayet kendime şöyle dedim: ‘’Maher, artık adam olma zamanı!’’. Ramazan ayının ilk günü namazlarımı kılmaya başladım. Tabi, ne kadar zor olsa da, bu insanlarla birlikte olabilmek için bile Amerika’daki hayatımdan vazgeçmiştim.

 

Abdullah Özel:

Genç Müslümanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

 

Maher Zain:

Her şeyden ve herkesten önce Allah’a güvenmeleri ve iman etmeleri çok önemlidir. Sonrasında mutlu ve başarılı olmaları için kabiliyetlerini keşfetmeleri ve sevdikleri işi yapmaları kadar önemli bir şey olamaz. Fakat bazen yaptığımız seçimler ve bulunduğumuz ortamlar bizi Allah’tan uzaklaştırabilir. Bu çok tehlikelidir ve böyle bir durumdan kurtulmak gerçekten çok zordur. Hayata yeniden başlıyor gibi hisseder insan kendini. Fakat insan samimi bir şekilde Allah’la birlikte olursa Allah’ın açamayacağı kapı yoktur. Bu değişimi yapabilmek için doğru insanlarla birlikte olmak, yani insanın çevresi, çok önemli bir etkendir. 

 

Abdullah Özel:

Peki, yaşadığın bu değişikliklerin çok başarılı olan müzik kariyerini nasıl etkileyeceğini düşündün?

 

Maher Zain:

Açıkçası dinimize göre bunun haram olduğunu zannettiğim için müziği bırakma kararı almıştım. Yani Allah’a yönelmek adına kariyerimden vazgeçmiştim. İnsan Allah’a yeterince güvenince, yani iman edince, bu tür kararları daha kolay alıyor. Maalesef genelde insanlar Allah’a yeterince güvenmiyorlar ve aç kalma korkusu gibi yersiz korkular yüzünden bir Müslüman’a yakışacak adımları atamıyorlar. Fakat Allah, O’na yöneleni hiçbir zaman yarı yolda bırakmaz. Müzik konusunda emin olamadığım için bir müddet müziğe ara verdim. Sonraları deneme amaçlı ‘’Always be there’’ isimli dini içerikli ilk parçamı yaptım. Çevremdeki Müslüman kardeşlerim bu parçadan çok etkilendiler ve dini içerikli müzik yapmam için beni teşvik ettiler. Bazı dini konularda bilgili olan insanlarla görüşmeler yaptım ve parçanın içeriği insanlara olumlu mesajlar verdiği sürece müziğin insanlara bu mesajı ulaştırmak için kesinlikle kullanılması gereken bir araç olduğunu anladım. ‘’Dünyaya bir mesaj iletmek istiyorsan müzik yapmalısın’’ derler ya, gerçekten öyle. Müzik herkesi kuşatan evrensel bir dildir.

 

Abdullah Özel:

R&B tarzında müzik yapıyor olman genç insanlara ulaşmak için güzel bir yöntem olsa gerek?

 

Maher Zain:      

Evet, biz hedef kitlesi olarak genç insanları belirledik, fakat bu akşam konserde de görüldüğü gibi 7’den 70’e herkes yaptığımız çalışmaları çok benimsedi ve bize çok destek oldular. Daha önce dediğim gibi Allah, O’na yöneleni hiçbir zaman yarı yolda bırakmaz. Ben samimiyetle ‘’Allah!’’ dedikten sonra 6 ay içerisinde hayatımda o kadar çok güzellikler oldu ki. Örneğin eşimle bu dönemde tanıştım. Yine aynı şekilde Awakening Records müzik şirketiyle bu dönem tanıştım ve ilk albümümü yapmak için imzayı bu dönem attım. Mesela Malezya örneğini de vermek isterim. Malezya için özel bir tanıtım çalışması yapmadık. Biz sadece stüdyomuzda albümümüzü kaydettik ve piyasaya çıkardık. Derken Malezya’dan insanlar albümü keşfedip kendileri parçalarımızı klipler haline getirip internet üzerinden yaymaya başladılar. Tabi sonrasında küçük bir tanıtım turu yaptık ama bunun neticesinde ilk albümüm Malezya’da 2010 yılının en çok satan albümü oldu ve 8 platinum aldı. Bu Allah’ın lütfü değil de nedir? Senin günlük hayatta iş adamı olmana rağmen, beni tanıtmak amacıyla Türkiye’den Hollanda’ya gelmen Allah’ın lütuflarına yine güzel bir örnek değil mi?

 

Abdullah Özel:  

Türkiye’deki hayranlarına bir mesajın var mı?

 

Maher Zain:

Uzun zamandır Türkiye’ye gelmek istiyorum. Türkiye’de bizi takip edenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Onlarla konserlerde buluşmak için can atıyorum ve inşallah kısa zaman içerisinde bu gerçekleşecek. İkinci albümün Türkçe versiyonu kısa zaman içerisinde piyasalarda olacak ve bu albümde 4 parçayı tamamen Türkçe olarak kaydettik. Bu albümde İbrahim Tatlıses’in ve Türkiye’nin diğer büyük ses sanatçılarının yapımcılığını üstlenen Emre Moğulkoç ve kardeşim Mustafa Ceceli’yle çalışma fırsatı buldum. İkisine de çok seviyorum ve Türk insanın güzelliğini kesinlikle çok iyi temsil ediyorlar. Mütevazı ve iyi niyetli olmalarıyla beni gerçekten çok etkilediler. Bunun dışında çok yetenekli olmaları ve müziğe o Türk hissini katmaları, özellikle keman ve bağlamayla, albüme çok güzel bir renk kattı. Türk insanını ve Türk müziğini gerçekten çok seviyorum ve Türkiye’ye gelmek için sabırsızlanıyorum.

 

Abdullah Özel:

Türkiye’ye gelmeni dört gözle bekliyoruz ve bu röportaj için çok teşekkür ederiz.

 

Maher Zain:

Asıl ben çok teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

 

Bu haber 2624 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Genel

Kızderbent Spor Geri Dönüyor

Kızderbent Spor Geri Dönüyor Geçmiş yıllarda 1.amatör ligde mücadele eden fakat maddi imkansızlıklar yüzünden 2011 yılında kapanmak zorunda kala...

Mor pastanesi hizmete girdi...

Mor pastanesi hizmete girdi... Gaziosmanpaşa Mahallesinde işletmeciliğini Metin Ateş ve Alper Yaldız'ın yaptığı Mor Pastanesi Kurban bayramınd...
Nerdeyiz, Nerde Olmalıyız?24 Ekim 2014

GALERİ

Yayınlarımız Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayımlanan yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.
Editör Giris -  Künye -  Bize Ulaşın - Sitene Ekle - RSS 2.0 | Giresun Haber

© 2010 - Tüm Hakları Saklıdır. Düzenleme: ESoyturk - Yazılım: MY Design

Yalova Termal -  Termalde Gidilecek Yerler -  Termalde Gezilecek Yerler

Sitetistik
Etiketler
DÜN SON 7 GÜN Yalova Belediyespor Oyuncu Seçmeleri Baş Başkan Dağ' a Emniyetten Plaket HABER ARA Kültür - Sanat Altınova yaralarını sarıyor Papara F.C. Şampiyonluk Yemeğinde Buluşt Zeki Başol Tekrardan Sahnede Yavuz Bingöl İstifa Etti. Yalova'nın Armutlu ilçesi ve Köylerinde çeşmelerden çamurlu su akıyor. Psikolog Boztaş' tan bayanlara seminer Yalova Armutlu Şiirleri. / Hikmet OKUYAR Yalova'da deniz otobüsü iskeleye çarptı Valilik Makamında Ödül Töreni Bisiklet Takımızla Gurulandık Girka' nın 2. Şubesi Dualarla Açıldı Yalova Haberleri Karaca Heykeli Onarıldı Psikolog Boztaş' tan bayanlara semin Öğrenciler hasta veliler tepkili Mehmet DELİOĞLU Gençlik ve Spor Kulübü ( Ekonomi Hasan Topçular'ın Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kutlama mesajı Siyaset 3-9 Kasım Organ Bağış Haftası İLETİŞİM Spor Dağ ''Çevreye zarar vermeyecek her türlü yatırıma destek vereceğim'' FOTO GALERİ Eğitim - Bilim - Teknoloji Yalova Belediyespor Oyuncu Seçmeleri Başladı Su İşleri Seriye Bağladı(5-1) Yalova' da Elektrik Kesintisi Duyrusu Yalova Medya Platformu Kuruldu Gesad' ın Ortaklık Teklifine Ret Çık BUGÜN Sağlık